0505 525 01 59 info@drcemyurtsever.com

Bel Ağrıları

Bel Ağrısı Nedir?

Dünya nüfusunun yaklaşık %80 i hayatlarının herhangi bir döneminde bel ağrısı geçirdikleri tespit edilmiştir. Bel ağrıları poliklinik lere başvuru açısından önemli bir yer tutmaktadır.

Bel ağrısı bütün yaş guruplarında görülebilir sıklıkla orta yaş grubunda daha fazla izlenmekte. Bel ağrısı nedeniyle iş günü ve işgücü kaybı, tanı, tedavi ve tazminat maliyeti önemli rakamlara ulaşmakta. Bel ağrılarını büyük kısmı mekanik bel ağrısıdır %80’i ilk akut ataktan sonra, herhangi bir tedaviye gerek kalmadan iyileşebilmektedir. Bazı bel ağrıları tekrarlar ve sonun‘da kronikleşir ve hasta kronik ağrının tüm bulgularını gösteren bir bel ağrısı hastası haline gelir.

Bel ağrısı nedenleri ?

    - Bel fıtığı (disk hernisi), omurga kanalının daralması(dar kanal, spinal stenoz) ,skolyoz(Omurganın yana eğriliği), kifoz(Omurganın kamburluğu) gibi omurganın yıpranmasına bağlı oluşan hastalıklar
    - Siyatik sinirin sıkışması, Omurga eklemlerinin kireçlenmesi(faset hastalığı),
    - Travmalara bağlı omurga kırıkları
    - Operasyonlar sonrası oluşan bel ağrıları
    - Sakroiliak eklem hastalığı
    - Bel kaslarından kaynaklanan ağrılar
    - Omurilik yaralanmaları
    - Omurga ve çevre yapılarının enfeksiyonu
Bu hastalıkların tamamı belde ağrı yapabilmekte ve farklı yaklaşımlarla tedavi edilmektedir.


Bel Ağrısı Tedavileri

Faset Eklem Denervasyonu

Fasetler bel kemiklerimizin arkasında iki omuru birbirine bağlayan eklemlerdir. Üst ve alt vertebra çıkıntılarından oluşur. Medial dal, faset eklemlerinden kaynaklanan ağrıyı ileten, ağrıyı hissetmemizi sağlayan sinirdir. Faset eklem enjeksiyonu (faset eklem blokajı) olumlu sonuç vermiş hastalarda uygulanan faset eklem denervasyonu, medial dallara Özel bir cihaz ile Radyofreks uygulayarak kontrollü bir ısı verip sinir iletiminin kesilmesi esasına dayanan bir tedavi yöntemidir. İşlem Ameliyathanede steril koşullarda lokal anestezi ve sedasyon altında skopi dediğimiz seyyar röngen cihazı eşliğinde yapılır. Ağrıyı taşıyan sinir iletiminin kesilmesiyle hasta tedaviden sonra faset eklemlerden kaynaklanan ağrıyı artık hissetmez.

Nöral Terapi;

Vücudumuzun bir çok yerinde ortaya çıkan hastalık, ağrı ve fonksiyon bozukluklarının hem teşhis ve hem‘de tedavisi amacıyla; ameliyat yara yerlerine , akupunktur noktalarına, tendon ve ligament yapışma yerlerine , yüzeysel cilt yerleşimli sinirlere, otonomik gangliyonlara, ağrıya sebep olan tetik noktalara ve diğer dokulara lokal anesteziklerin enjeksiyonu ile yapılan bir tedavi yöntemidir.

Nöral Terapi Uygulama Şekli

Nöral Terapi teknikleri direkt ve indirekt teknik olarak ikiye ayrılır. Direkt teknik bozucu alan olarak adlandırılan cerrahi kesilerin ve diş çekimlerinin oluşturduğu skar dokularına ve otonomik gangliyonlara lokal anestezik enjeksiyonu ile yapılır. İndirekt teknik segmental tedavi olarak adlandırılır. Hasta organının bulunduğu veya hastanın ağrısının bulunduğu ve sinir dağılımının olduğu cilt yüzeyine veya kemiğin zarına (periostuna) Lokal anestezik enjekte edilerek yararlı bir etki elde edilebilir. Etkisini kutanovisseral refleks olarak adlandırılan yol üzerinden gösterir.

Uluslararası Nöralterapi Birliği, farklı kökenli baş ağrıları dahil akut ve kronik ağrılar, enflamasyon, dolaşım yetersizliği, baş ağrılarıların dan kaynaklanan çeşitli kronik hastalıklar, siyatik, artritik eklem, omuz veya dirsek sendromu gibi lokomotor sistem hastalıkları, prostat, alerji gibi iç hastalıkları ve spor yaralanmalarında Nöral Terapinin iyileşmeye yardımcı olabileceğini ifade etmiştir.

Yeni başlayan ağrılar; Düşme, burkulma veya egzersiz sonrası oluşan eklem, ayak bileği, el bileği, bel ve boyun ağrılarında dokuda oluşan ödemi ve ağrıyı azaltır. İyileşme süresini hızlandırır. Hastanın günlük hayatına hızla dönmesini sağlayan 5-10 dk gibi kısa bir sürede uygulanabilen etkili bir tedavi yöntemidir. Uzun süreli yani kronik ağrılarda da nöral terapiden faydalanılabilir. Bu ağrılar migren, baş, boyun, sırt, bel ve diz, omuz, kalça ağrıları olabilir. Seanslar şeklinde uygulanan enjeksiyonlar ile ağrılarınız kademeli olarak azalmaya başlar ve uykularınız düzelir ve daha iyi hissedersiniz.Kronik ağrılarda genellikle 21 günlük zaman diliminde etkinlik başlamış olacaktır.

Migrende Nöral Terapi

Migren tedavisinde nöral terapi etkili bir yöntemdir. Nöral terapi ile migreninizi tetikleyen nedenlere yönelik yapılan tedavi ile migren ağrılarınız ve ataklarınız azalır. Genellikle 8-10 seanslık bir tedavi yeterlidir.

Proloterapi;

Uzun zamandır var olan ve hayatı yaşanmaz hale getiren kas iskelet ağrı tedavisinde, uyarıcı bir solusyonun ağrılı bağ doku ve kas uç kısmının (tendon) kemiğe yapışma yerlerine ve komşu eklem aralıklarına enjekte edildiği, yeniden kas oluşumuna da katkı sağlayan bir tedavi yontemidir. Hipertonik dekstroz sıklıkla kullanılan solusyondur. Amacı ağrıyı azaltmak ve doku tamiri ve büyümeyi hızlandırmaktır. Mevcut hipotezler, proloterapinin kronik olarak hasar gormuş eklem dışı ve ici dokuların lokal iyileşmesini hızlandırdığı yönündedir. İşlem olarak proloterapi guvenlidir ve yan etkileri veya kontrendikasyonları az sayıdadır. Uzun bir tarihcesi ve tamamlayıcı medikal tedavi olarak yaygın kullanımı vardır. En sık kullanım yeri uzamış ve artık kronikleşmiş bel ağrısı tedavisi olmakla birlikte, son yıllarda yapılan calışmalarda dirençli tendinopatiler ve osteoartritin tedavisinde de kullanımı araştırılmıştır (Tenisçi dirseği, Aşil tendinopatisi gibi) Kas iskelet ağrısında diğer standart tedaviler etkisiz kaldığında, proloterapi ümit verici bir seçenek olmayı sürdürmektedir.

Proloterapi Uygulaması

Poliklinik şartlarında uygulanabilir. Genellikle ince uçlu iğneler kullanılmakta, uygulama öncesinde iyi bir çizim ve planlama yapılmaktadır. Antisepsi kurallarına dikkat edilir. Tedavi seanslarının uzunluğu tedavi edilen bölgeye bağlı olarak değişir. Örneğin hasarlı bir dirseğin tedavisi sadece bir alana enjeksiyon gerektirirken, boyun ya da sırt gibi daha geniş bölgelerin tedavisi daha fazla enjeksiyon gerektirir. Tedavi genellikle 1 veya 3 hafta aralıklarla gerçekleştirilen 3 ila 6 arasında değişen sayıda seans gerektirir.

Prolozon

Son zamanlarda, yenileyici tıp uygulamalarından olan proloterapi ile ozon terapinin kombinasyonundan oluşan prolozon uygulamaları, yumuşak doku lezyonlarında kullanıma girmiştir. Bu kombinasyonda, ozonun bilinen etkilerine ek olarak, yüksek doz ozon enjeksiyonu ile kronik inflamasyonda rejenerasyonun artışı hedeflenmektedir böylece hasarlı dokunun kendini yenilemeside sağlanmış olur. Lateral epikondilit tedavisinde ve Kas içi bağ doku problemlerinde uygulanır.


BEL FITIĞI NEDİR?

Bel omurları arasında disk dediğimiz kıkırdak dokunun yaşlanması yada çeşitli nedenlerle yapısının , zorlanma, ağır kaldırma gibi aktiviteler sonrasında bozulması ve etrafındaki liflerin yırtılarak sinir kanalına doğru çıkıntı yapmasıdır. Belirtileri genellikle bel ve bacak ağrısıdır. Bu ağrı hareketle, ağrı kaldırmakla, öksürük ve hapşırıkla artar , bacağa doğru yayılım gösterir. Sinir kökü hasarına bağlı olarak ayakta uyuşma , karıncalanma ve güç kaybı gelişebilir.

PEKİ BELİMİZ AĞRIDIĞINDA NE YAPMALIYIZ?

Bel ağrısı yakınmanız varsa ilk yapmanız gereken bir Beyin cerrahına muayene olmaktır. İyi bir muayene sonucunda bel fıtığından şüphelenilirse ve gereklilik varsa MR ile teşhis kesinleştirilmelidir. Bel fıtığının teşhisinde MR bize fotoğrafik olarak fıtığın olup olmadığını; eğer varsa hangi derecede olduğunu gösterir.

Sadece MR yeterli midir? MR ‘ a bakılarak karar verilebilir mi?

Maalesef son yıllarda gittikçe artan oranda şu sözleri hastalarımızdan duymaktayız: ‘ Doktora gittim, MR’ a baktı, fıtığın patlamış, acil ameliyat olman gerekir. dedi ‘ Tam ve düzgün bir fizik muayene yapmadan, sadece MR ile ameliyat kararı vermek doğru bir yaklaşım değildir. Bu yüzden bel fıtığı hastasına en doğru yaklaşım, muayene, MR bulgularının birlikte değerlendirilmesi ile sağlanmaktadır.

Bel fıtığında doğru yaklaşım nedir?

Bel fıtığı MR ile teşhis edilmiş bir hastada ilk yapılması gereken bel fıtığına bağlı sinir kökü hasarının olup olmadığını anlamak için detaylı bir fizik muayene yapmaktır. Fizik muayenede, fıtığa bağlı olarak sinir kökü hasar görülmüşse hastanın ayağındaki olası his kusuru ve veya güç kaybı tespit edilir ve uygun tedaviye geçilir.

BEL FITIĞI TEDAVİSİ

MR ile teşhis ettik, muayene ve gerekirse sinir testi ile sinir kökü hasarını belirledik, peki tedavide ne yapalım? MR da fıtığı olan ancak muayene de sinir kökü hasarı görünmeyen bir hastanın tedavisi göreceli olarak daha kolaydır. Bu tür fıtıklar, istirahat, ilaç, ve kısa süreli fizik tedavi ile iyileşebilirler.

Fizik muayene ile sinir kökü hasarı belirtileri görünen hastalarda ise yaklaşım çok daha titiz, dikkatli olmalı ve genellikle daha uzun sürelidir. Öncelikle acil ameliyat gereken durumlar ( kırmızı bayraklar ) var mıdır? Bunlar bakılır. Acil ameliyat gereken durumların başında etkilenen ayakta tam veya kısmi zayıflık ve omurilik lezyonu belirtilerinin olması gelir. Bu belirtilerde bazıları, bacaklarda kısmi felç, idrar ve büyük abdest tutamamadır. Acil ameliyat gereken bir durum yoksa ilk yapılması gereken sinir kökü hasarı ve fıtığa bağlı ağrının giderilmesidir. Bunun için, ağrı kesici, kas gevşetici ilaçlarla beraber sinir kökündeki ödemi ve iltihabı giderici ilaç tedavisi uygulanır. Bundan fayda görmeyen hastalar için Transforaminal enjeksiyon ve/veya intra diskal ve foraminal ozon uygulaması iyi ve etkili bir çözümdür. Beraberinde yapılacak proloterapi hem kasları güçlendirir hemde iyileşmeye katkı sağlar.


AMELİYATSIZ TEDAVİLER

Epidural enjeksiyon;

Bel Fıtığı , bel kayması ,omurga kısmi daralması gibi nedenlerle ağrıya yol açan bu basının oluştuğu bölgeye, Skopi dediğimiz seyyar röntgen cihazı eşliğinde steril olarak ameliyathane koşullarında lokal anestezi eşliğinde uygulanan bir ilaç kombinasyonu (steroid, lokal anestezik) verilmesi işlemidir. Amaç, o bölgedeki ödemin ve enflamasyonun azaltılması, varsa yapışıklıkların çözülmesi ve fıtık dokusunun bir miktar küçülmesi yoluyla ağrıya yol açan basının ortadan kaldırılmasıdır. Lomber epidural steroid enjeksiyonu, ameliyatsız bel fıtığı tedavisinde bilimsel, güvenilir ve çok etkili bir yöntemdir.

Epidural steroid enjeksiyonu Nasıl Uygulanır ; Lokal anesteziyle olur ve işlem süresi 10-15 dakikadır. Hastalar, işlem sonrası yaklaşık 30 dakikalık bir gözlemden sonra evlerine gönderilmekte ve iki gün dinlenmeleri önerilmektedir. Yan etkileri çok seyrektir. Sınırlı bir alana verilmesi ve sistemik yayılımının çok az olması nedeniyle steroide bağlı yan etkiler nadirdir.

Transforaminal Epidural Enjeksiyon : Bel fıtıklarında, çok etkili olan bir yöntemdir. Sadece fıtığın ve sinir sıkışıklığının olduğu çok sınırlı bir alana uygulanır (Nokta atışı). Özellikle yeni başlamış bel fıtıklarında yüksek bir başarı oranına sahiptir.

İnterlaminar Epidural Enjeksiyon : Bir çok seviyeyi tutan tutan omurga kanal daralması ve bel fıtıklarında uygulamayı tercih ettiğimiz bir yöntem.

Kaudal Epidural Enjeksiyon :Belin özellikle alt seviyelerini tutan bel fıtığı ve omurga kanal daralması olan hastalarımızda uygulamayı tercih ettiğimiz bir yöntemdir.


Epiduroskopi Nedir?

Epiduroskopi; çok ince esnek fiber optik kamera ile kuyruk sokumundaki doğal omurilik boşluğundan 0,5 cm’lik küçük minimal bir kesi sayesinde omurilik kanalına girilerek, anesteziye ihtiyaç duymadan özellikle bel fıtığı ameliyatlarının kalıntıları ve çeşitli birçok omurilik deformasyonlarına bağlı omurilik kanalında oluşan yapışıklıklara ve sorunlara oldukça güvenli bir şekilde müdahale etmeyi sağlayan bir cihaz ve tedavi yöntemidir.

Epiduroskopi ile en sık bel fıtığı ameliyatı olmuş ancak geçmeyen bel ve bacak ağrıları olan ve tekrar açık ameliyat gerektirmeyen ancak meydana gelmiş yapışıklıklara bağlı sorunları son derece cazip ağrısız, acısız ve kansız bir şekilde müdahale edip tedavi edilebiliriz.

Epiduroskopi de kuyruk sokumu kemiğinden girilerek omurilik kanalındaki yapışıklıkları gidererek hastayı yaklaşık 15 – 20 dakika gibi kısa bir sürede bel ağrılarından kurtulabilmeyi sağlar.

Epiduroskopi bel fıtığı için ameliyat olmuş fakat bel, ağrıları devam eden hastalara ameliyatsız bir şekilde ağrılarından kurtulmayı günlük hayatlarına kaldığı yerden devam edebilmeyi sağlayabilen yüz güldüren bir tedavidir.

Tedavi Nasıl Uygulanır; İşlem ameliyathanede steril koşullarda lokal anestezi ile yapılır. Kuyruk sokumunda omurilik kanal boşluğu üzerine yapılan 0,5 cm lik cilt kesisi ile epiduroskopi cihazı ile omurilik kanalına skopi dedğimiz seyyar röntgen cihazı eşliğinde girilerek önceden tespit edilmiş omurilik kanalındaki yapışıklıkları kanal boyunca açarak ilerleyip tüm yapışıklıklar açıldıktan sonra bitirilir.

Epiduroskopi ; Kuyruk sokumundan omurilik boşluğuna genel anestezi almadan hareketli bir kamera sistemi ile girilerek yapılan, özellikle bel fıtığı ameliyatları sonrası oluşan yapışıklıklara bağlı ağrı ve uyuşmaları gidermemize yardımcı olan bir tedavi yöntemidir. Hem yapışıklar omurilik kanalına ilaç verilerek açılırken hem de fıtık'lar lazer ile yakılabilmektedir. İşlem lokal anestezi ve sedasyonda yaklaşık 20-30 dakika sürmektedir. Hastanede yatmayı gerektirmez.


Lazer diskektomi Nedir ,Nasıl Uygulanır?

LAZER ışınları kullanılarak bel ve boyun fıtıklarının oluşturduğu baskıyı ortadan kaldırma yöntemidir. Küçük fıtıkların tedavisinde iyi bir tedavi yöntemidir. Burada hasta seçimi yöntemin başarısını direkt etkilemektedir.

Ameliyathane koşularında tamamen steril şartlarda hazırlanan hasta skopi dediğimiz seyyar röntgen eşliğinde fıtığa neden olan disk dokusu içerisine öncül ince bir iğne ile girilerek uygulama yapılacak bölge tespit edilir. Bu kılavuz iğnenin içerisinden LASER ışınlarını disk içerisine ulaştıran kabloları ilerletlir ve işlem başlar, yaklaşık 2 dakikada tamamlanır. Lokal anestezi altında narkozsuz olan bu uygulama etkin bir yöntem olup fıtık dokusunun bir kısmı buharlaştırılarak eritilmiş olur. Küçülen disk sayesinde hastalar fıtıktan kurtulur ve ağrıları azalır.

Bu girişimden 2 saat sonra hastaları evine gönderiyoruz. Hastamız 2 gün yatak istirahati ve özellikle ilk hafta ayakta fazla kalmaması ve ağır kaldırmaması önerileri ile taburcu edilir. Belirli koşullarda oldukça etkin bir yöntem olup uygun hastalar da başarı oranı %70’ler civarındadır.


Nükleoplasti Nedir;

Omurgalar arasında disk dediğimiz kıkırdak dokunun yer değiştirmesi ile oluşan bel fıtığının Radyofrekans kullanılarak yakılması işlemidir. Bu işlemin amacı,özel görüntüleme sistemleri eşliğinde (skopi) fıtığa neden olan disk dediğimiz yastıkçıkların içine girilerek merkezdeki çekirdek hücrelerin radyofrekans denilen özel bir teknoloji ile aralıklı ısı verilerek buharlaştırılması esasına dayanmaktadır. Merkezi boşalan yastıkçıklarda sinirlere baskı yapan bombeleşmiş kısım geri çekilmekte bu sayede sinirlere olan bası ortadan kalkarak anormal durum düzelmektedir. İşlem 15 dakika sürer.

Nükleoplasti Nasıl Uygulanır? Nükleoplasti işlemi steril koşullarda ve ameliyathanede yapılmaktadır. İşlem öncesinde ciddi bir hazırlığa gerek yoktur. İşlem lokal anesteziyle ve hafif bir sedasyon ile olur ve işlem süresi 15-20 dakikadır. Hastalar işlem sonrası yaklaşık 30 dakikalık bir gözlemden sonra evlerine gönderilmektedir. Yan etkileri çok seyrektir. Kanama, sinir hasarı gibi ciddi sorunlara neredeyse hiç rastlanmamaktadır. Enfeksiyon ise oldukça ender görülen bir durumdur.


Ozon Nedir?

Ozon 3 oksijen molekülünden oluşan bir gazdır. Doğal çevremizde var olan ozonu genellikle bizi atmosferdeki zararlı UV ışınlarından koruyan özelliği ile tanırız. Oysa ozon bizi sadece UV ışınlarından korumakla kalmaz; diğer pek çok alanda yaşam kalitemizi yükseltir.

Ozon tedavisi yöntemleri nelerdir? Ozon terapi hastalığa ve hastaya uygun olmak üzere vücuda farklı yollarla uygulanabilmektedir.

Majör Yöntem: Bu yöntemle hastanın 100 ml kanı alınarak, dozu belirlenmiş ozonla karıştırıldıktan sonra tekrar kişiye geri verilmektedir.

    Minör Yöntem: Kişiden alınan 2-5 cc kan,belirlenmiş dozda ozonla karıştırılarak kas içine enjekte edilmektedir.
    Subkutan Uygulama: Belirlenmiş doz ve hacimdeki ozon gazı ince uçlu iğne ile cilt altına enjekte edilir.
    Vücut Boşluklarına Ozon Gazı Verilmesi: Makat yoluyla, vajinal ve kulak yoluna püskürtme ile ozon verilebilmektedir.
    Eklem İçine Ozon Gazı Verilmesi: Eklem rahatsızlıklarında uygun bir iğne ile belirli dozda ozon gazı eklem içine verilmektedir.
    Torbalama Yöntemi: Diyabetik yaralar gibi kapanması güç yaraların tedavisinde uygulanan bir yöntemdir.
Ozon Bel Fıtığına Nasıl Etki Eder?

Omurlarımız arasındaki disk dediğimiz yastıkçıkların herhangi bir nedenden dolayı hasarlanıp sinir kanalına doğru yer değiştirirse fıtık dediğimiz olay gerçekleşir. Diskin içerisinde jöle kıvamında olan bu kısım sinir dokusu üzerine taşarak baskı yapar. Belde ya da hem belde hem de bacağa yayılan ağrılar oluşur. OZON disk içerisine verildiğinde bu bizim proteoglikan dediğimiz yapılar parçalanır ve su tutamaz hale gelir. Disk mekanik olarak büzüşür ve mumyalaşır yani artık şişerek ağrıya neden olamaz. Diskin küçülmesi sinirlerin basıdan kurtulmasına, sinirlerin serbestleşmesine neden olur, Ayrıca ağrıda ortaya çıkan kimyasal ajanların (Serbest oksijen radikallerinin) oluşumu engellenir. Diğer iyileştirici yanı ise yangı ve ödemi (İnflamasyonu) ortadan kaldırarak olmaktadır; Ozon çok güçlü anti inflamatuar etkiyesahiptir. Bazı iyileştirici kimyasal ajanları (sitokin) artırıp zararlı olanları (prostoglandin) baskılanması morfin salınımına yol açması ve kan damarları ile bölgeye aktif oksijenin gidişi (kan hücrelerindeki 2,3 difosfogliseratın artması) ile doku oksijenini arttırır. Bütün bunlar sinir kökü serbestleşmesine, sinir köklerindeki inflamasyonun azalmasına ve hastalıklı dokunun iyileşmesine yol açarlar. Kasılı vaziyette bulunan ve AĞRI’ ya neden olan bel adaleleri gevşer, hastanın yaşam kalitesi artar, ağrıdan da kurtulur. Ağrı ortadan kalkması ile hasta günlük normal yaşamına geri döner.

Ozon Diskektomi Yöntemi: Fıtığa neden olan Diskin içersine “OZON” verilmesi de benzer sonuçlara neden olan uyguladığımız faydalı,ameliyat minimal invaziv bir yöntemdir. Ozon nükleolizis olarak adlandırılır. Güvenle uygulanabilir. Hasta o gün evine dönebilir.

Ozon nukleolizis yöntemi başarısı doğru hasta seçimine bağlıdır çünkü her hasta için uygun değildir. Genellikle en sık görülen ve yaygın olarak diskde hasara neden olan dejenere disk hastalığında uyguladığımız bir yöntemdir. Özellikle diskojenik kökenli ağrısı olduğunu düşündüğümüz vakalarda provakatif diskografi yapıyoruz, 15 psi basınç altında hastanın ağrı skorunun 7/10 olduğu vakalar önemli bir endikasyon kriterimizdir.

Ozon Diskektomi Nasıl Uygulanır ?; İşlem steril koşullarda ve ameliyathanede yapılmaktadır. İşlem öncesinde ciddi bir hazırlığa gerek yoktur. İşlem lokal anesteziyle ve hafif bir sedasyon ile olur ve işlem süresi 15-20 dakikadır. Hastalar işlem sonrası yaklaşık 30 dakikalık bir gözlemden sonra evlerine gönderilmektedir. Yan etkileri çok seyrektir. Kanama, sinir hasarı gibi ciddi sorunlara neredeyse hiç rastlanmamaktadır. Enfeksiyon ise oldukça ender görülen bir durumdur.


Cerrahi Tedaviler

Bel fıtığı hastalarının sadece %7-8 i ameliyatlıktır geri kalanı konservatif tedavilerden ve girişimsel ağrı yöntemlerinden fayda görürler. Ancak bir grup hasta varki, ayakta kuvvet kaybı uyuşmaları, idrar kaçırması ve/veya her türlü tedaviye yanıtsız ağrıları vardır. Bu hastalarda bazende acil bir operasyon önermekteyiz. Kliniğimizde bel fıtığı ameliyatlari mikroskop altında büyük büyütmelerde Mikro cerrahi yöntemi ile yapılmaktadır.

MİKRODİSKEKTOMİ (BEL FITIĞI AMELİYATI)

Mikrodiskektomi , halen uygulanmakta olan en yaygın bel fıtığı ameliyatı yöntemidir. Bu operasyon, sıklıkla genel anesteziye ihtiyaç duyulmadan spinal anestezi altında yapılır. Yaklaşık 3 cm lik cilt kesisinden sonra bu bölgedeki kaslar kesilir ve bir miktar kemik dokusu çıkartılır. Kemiğin altındaki ligamanlar sınırlı olarak alındıktan sonra çıkartılması gereken fıtık dokusuna ulaşılır ve fıtıklaşan disk materyali çıkartılır. Mikrodiskektomi ortalama 30-40 dakika sürebilir. Hastanede kalış süresi ise bir gündür.


OMURGADA KANAL DARALMASI

Kanal Daralması Ameliyatı

Kanal daralması ameliyatında halen yaygın olarak uygulanan teknik, omurların arkasında bulunan lamina adını verdiğimiz kemikleri çıkartılarak omurga kanalının genişletilmesi prensibine dayanan lomber laminektomidir. Ancak bu ameliyatlarda bir çok kemik ve bağ doku çıkarıldığı için bel kayması ve omurga stabilitesinin bozulması önüne geçmek için özellikle çok seviyeli yapılan işlemlerde aynı seansda titanyum vidalar ile omurga desteklenmektedir.Ancak son zamanlarda gelişen teknoloji ve bilgi ile daha az travmatik fayda gösterecek yöntemler gelişmiştir. Kanal daralması ameliyatıyla (mikrolomber laminektomi) birlikte bu ihtiyaç oldukça azalmıştır. Mikrolomber laminektomi, yaygın olarak uygulanan lomber laminektomi yöntemine göre hasta için çok daha az hasarlı (travmatik) bir tekniktir. Bu yöntemde, klasik yönteme göre daha küçük bir cilt kesisi yapılmakta, daha az kas kesilmekte, laminanın sadece bir tarafı çıkartılmakta, ve bağ doku iki taraflı çıkarılabilmekte .Diğer tarafın laminasının sadece ön (ventral) yüzü tıraşlanarak omurga kanalı genişletilmektedir. Böylece hastanın anatomik yapısına çok az bir hasar verilmekte, hastanın operasyon sonrasındaki iyileşme süreci çok daha kısa olmakta ve ilerideki yaşamında omurga sağlığını tehdit eden riskler azalmış olmaktadır. Ameliyat genel anestezi altında yapılır ve hastanede kalış süresi bir veya iki gündür.

Epidural enjeksiyon;

Bel Fıtığı , bel kayması ,omurga kısmi daralması gibi nedenlerle ağrıya yol açan bu basının oluştuğu bölgeye, Skopi dediğimiz seyyar röntgen cihazı eşliğinde steril olarak ameliyathane koşullarında lokal anestezi eşliğinde uygulanan bir ilaç kombinasyonu (steroid, lokal anestezik) verilmesi işlemidir. Amaç, o bölgedeki ödemin ve enflamasyonun azaltılması, varsa yapışıklıkların çözülmesi ve fıtık dokusunun bir miktar küçülmesi yoluyla ağrıya yol açan basının ortadan kaldırılmasıdır. Lomber epidural steroid enjeksiyonu, ameliyatsız bel fıtığı tedavisinde bilimsel, güvenilir ve çok etkili bir yöntemdir.

Epidural steroid enjeksiyonu Nasıl Uygulanır ; Lokal anesteziyle olur ve işlem süresi 10-15 dakikadır. Hastalar, işlem sonrası yaklaşık 30 dakikalık bir gözlemden sonra evlerine gönderilmekte ve iki gün dinlenmeleri önerilmektedir. Yan etkileri çok seyrektir. Sınırlı bir alana verilmesi ve sistemik yayılımının çok az olması nedeniyle steroide bağlı yan etkiler nadirdir.

Transforaminal Epidural Enjeksiyon : Bel fıtıklarında, çok etkili olan bir yöntemdir. Sadece fıtığın ve sinir sıkışıklığının olduğu çok sınırlı bir alana uygulanır (Nokta atışı). Özellikle yeni başlamış bel fıtıklarında yüksek bir başarı oranına sahiptir.

İnterlaminar Epidural Enjeksiyon : Bir çok seviyeyi tutan tutan omurga kanal daralması ve bel fıtıklarında uygulamayı tercih ettiğimiz bir yöntem.

Kaudal Epidural Enjeksiyon :Belin özellikle alt seviyelerini tutan bel fıtığı ve omurga kanal daralması olan hastalarımızda uygulamayı tercih ettiğimiz bir yöntemdir.